Kategori: Anlatı

Atatürk’ün Ölümü

Yıl 1938… Günlerden 10 Kasım… İstanbul Hukuk Fakültesi’nde bir Alman Profesör 10 Kasım günü acı haberi duymuş ve derse gireyim mi, girmeyeyim mi diye kararsızlık içinde kalmıştır. Rektörün yanına giderek, “Efendim, kararsızım, acaba ne yapsam?” diye sormuş. Rektör, “Sizde böyle büyük bir adam ölünce ne yapıyorsanız onu yapınız.” cevabını verir. Profesörün cevabı öyle çok şey […]

Kendinin Sahibi Olan Ağaç

NE YAPAN AĞAÇ?! Her şeyden önce, evet, ağacın adı her şeyi söylüyor. Söylentiler ve bazı (aslında çok şaibeli) tarihsel desteğe göre, köklerini Güney Finley’in köşesindeki toprağa çeken 21 metre boyundaki meşe ve Atina’daki Dearing Sokakları görünüşte benzersiz bir yasal hakka sahip: İddiaya göre kendisine ve etrafındaki 2,4 metrelik çevreye sahip. Bu, teknik olarak hiç kimsenin […]

Cumhuriyet Bayramı

“Cumhuriyet” kelimesi Arapça “cumhur” kelimesinden türetilmiştir. “Cumhur” halk anlamına gelmektedir. “Cumhuri’ ise, cumhura, yani “millete, halka mahsus” anlamındadır. Etimolojik olarak cumhuriyeti “halka mahsus şey”, “halka ait olan şey” diye tanımlamak gerekir. Buna göre, etimolojik olarak, devlet şekli anlamında “cumhuriyet”, “halka ait olan devlet” diye tarif edilebilir. Doç. Dr. İbrahim İnci, konuyla ilgili bir makalesinde, böyle […]

Yerli Sinema

Bugünlerde çokça konuşulan x,y,z kuşaklarını, ortak bir paydada buluşturan yegane güç sinema olabilir. Zira aralarında hiçbir bağ bulunmayan insanların bile, en az bir yerli sinema filmi izlemişlikleri vardır. Bugün 18 yaşında olan bir birey de, 70 yaşında olan bir birey de Kemal Sunal’ı, Türkan Şoray’ı, Cüneyt Arkın’ı ya da Adile Naşit’i bilir. Bu bilmek belki […]

SÖYLEŞİ: Fizyoterapist Kimdir?

Bu hafta paylaşılan yazımız hali hazırda fizyoterapist mesleğini icra eden kişileri ve aynı zamanda da geleceğin fizyoterapistleri başta olmak üzere aslında toplumumuzdaki her bireyi yakından ilgilendiren bir konu üzerine olacaktır. Söyleşi yazımıza başlamadan önce sevgili hocam sizden kendinizi okurlarımıza tanıtmanızı rica ediyorum. Kendimi tanıtmaya geçmeden önce böylesine güncel ve toplum yararını gözeten bir konu hakkında […]

Kemal Sunal: O Bir Halk Kahramanı

Yüz Numaralı Adam filminde babasını oynayan usta oyuncu Ali Şen, o sırada gururla kasılmakta olan Şaban’a sorar:-“Ne olacaksın?”-“Kahraman” diye cevap verir Şaban.Babası ve kardeşleri bu cevabı ciddiye almayınca, açıklamaya çalışır Şaban:-“Öyle kahraman değil, halk kahramanı oluyom ben.” Bu diyalog beni her seferinde çok güldürür. Bunun birinci nedeni gerçekten komik bir sahne olması, ikinci nedeni ise […]

9 Eylül 1922

Emperyalist siyasetçilerin ve komutanların önünde koskoca bir harita vardı biliyorum. Adı Sevr olan bir harita. Öyle kolay kolay rafa kaldırılmayacak bir harita. Ona bakıp coşkuyla zaferler kutladıkları, gelecek planları yaptıkları çok olmuştur, biliyorum. Destekledikleri Yunan ordusu, Anadolu topraklarında ilerledikçe, belki biraz daha keyifleniyorlardı. İstanbul hükümetinin tam desteği moral, Anadolu insanının çaresizliği daha bir umut veriyordu, […]

“Eğer bir saat uyursam 30 kişi ölecek.”

Bunlar Adolfo Kaminsky’nin sözleri. Bir genç, hukuk ders kitapları için suç dehası ve Fransa Yahudileri için büyük bir kahraman. Genç yaşta okulu bıraktıktan sonra Kaminsky, aile gelirine katkıda bulunmak için bir çamaşır kurutma dükkanında işe alındı. Giysilerdeki lekeleri nasıl çıkaracağını düşünerek saatler harcadı. Kimya ders kitaplarını incelemek ve evde yeni deneyler denemek onu işi hakkında […]

Ferhanca Şeyler

Onun bambaşka bir dünyası vardı. Fakat bir insan nasıl olur da hem bizden bu denli uzak, hem de bu denli içimizden olurdu? Elbet bir ferhancası vardı bu işin… “Kalemimin Sapını Gülle Donattım” Ferhan Şensoy’un hayatının ilk bölümünü anlattığı bir tuğla kitaptır. Bu kitap ne kadar sevecen, çocuksu, bazı bazı laubali ise hayatının ikinci bölümünü anlattığı […]

EN BÜYÜK ZAFER!

“İşte bu hilafetçi tayfanın faaliyetleri olumsuz bir ortam yaratıyordu. Dahası batılıların bizi gevşetmek ve mücadele azmimizi kırmak için uydurdukları barış antlaşması yapalım tekliflerinin yarattığı iklimdi. Saray ve İstanbul hükümeti, Ankara’nın barış için masaya oturmasını, daha açık bir ifadeyle Kuvayi Milliye ruhundan artık vazgeçmesini istiyordu. Çünkü onların çıkarları bunu gerektiriyordu. Vatan ve millet diye bir dertleri […]

Back To Top