Eksil(til)en Bir Başka Can

0 Paylaşımlar

Kadınlar o kadar çok yoruldu ki her gün haberlerde kadın cinayetleri görmekten kime güvenip güvenmeyeceklerini bilmiyor.

Hakan Özkan

Hepimiz 1 aylık eğitim için İstanbul’a gelen mimar Başak Cengiz’in, Ataşehir’de sokak ortasında samuray kılıcıyla katledildiğini ve katilin akıl sağlığının yerinde olmadığı iddialarının ortay atıldığını biliyoruz. Tam da bunları hemen hemen hepimiz bildiğimizden bu yazıda size olayı anlatmaktan ziyade serzenişlerime ortak olmanız için ricada bulunmaktayım.

İstanbul’un Ataşehir ilçesinde geçtiğimiz akşam samuray kılıcı ile işlenen bir cinayetle sarsıldı. Akli dengesi yerinde olmadığı iddia edilen saldırgan takip edip çantasını almak istediği 28 yaşındaki Başak Cengiz isimli genç kadına samuray kılıcı ile saldırdı.

Kulağa bir film veya video oyunundan çıkmış gibi geliyor değil mi? 2021 yılında bir insanın kılıçla öldürülmesi gibi rezalet bir durumla karşı karşıyayız. Üstelik,bu durumu düşündükçe katilin ne denli kaotik ve psikopat bir insan olduğunu görmekten de kaçamıyoruz . Hatta kaçamamakla kalmayıp ülkedeki en kalabalık şehirlerden birinin göbeğinde birinin saldırması ihtimalinden ve hem kendimizin hem çevremizdekilerin can güvenliğinden daha da fazla endişe etmeye başlıyoruz…

Ağır yaralanan genç kadın hastanede hayatını kaybetti. Saldırganın ifadesi ise kan dondurdu. Pişman olduğunu savunan zanlı, ifadesinde olay günü üzgün olduğunu ve daha savunmasız olabileceğini düşündüğü bir kadını öldürmek için dışarı çıktığını iddia etti.

Bu olayın bir metropolde gerçekleştiğini tekrar hatırlatmak isterim. Şehrin ortasında kılıçla öldürülen bir kadına doğru zamanda ne yardım edilmiş ne de hastaneye yetiştirilmiş. O da yetmiyormuş gibi katil zanlısı olayı adeta umursamıyormuş gibi pişman olduğunu bile söylememiş ve utanmadan daha savunmasız bir hedef aradığından dolayı Başak’a saldırdığını söyleyebilmiş. Daha savunmasız bir hedef… Eğer kadınlarımızı korunmaya başlamazsa ”daha savunmasız bir hedef olabileceği” düşünülen nice canları yitireceğimiz gerçeğini görebiliyor musunuz?

Görüntülerde bir süre yolda tek başına bekleyen şüphelinin, daha sonra yürüyerek ilerleyen Başak Cengiz’in peşine takıldığı, kılıcı çekerek aniden ona saplamaya başladığı görüldü.

Bir süre tek başına yolda beklemesinden de anlayabileceğiniz üzere bu bir planlı cinayet sayılabilir. Çok önemli bir nokta bu. Kim ne derse desin bu adamın yolda beklerken cinayeti planlamadığını kim söyleyebilir ki? Ek olarak katil yakalandıktan sonra polis evde yaptığı incelemede kağıtlar üzerine yazılarak, duvar ve pencerelere bantlanmış birçok yazı olduğunu gördü. Yazılardan bazılarında “Karına bıçak sapla, Karına mermi at, Mermiden kaçarken çapraz koş. Biraz arkana bak.” “Tartışma eden saldıran insanı öldür Göktuğ.” “İstanbul Anadolu bölgesinde ölen yok. Saldırınca saldır yarısı katil bıçak.” gibi yazdığı öğrenildi. Ayrıca eklemek isterim ki katledilen Başak Cengiz’in ağabeyi Fatih Cengiz de ‘Kafayı yemiş bir adam. Akli dengesi bozuksa niye o zaman dışarıda duruyor? Bu da mı mazeret? (Kılıç taşıması) Planlı şekilde öldürdü bence.” diyor.

Şüphelinin sorgusu Cinayet Büro Amirliği’nde yapıldı. Şüphelinin özel bir üniversitenin mühendislik bölümünde okuduğu, ayrıca Açık Öğretim Fakültesi Sosyoloji Bölümü’ne de kayıt yaptırdığı öğrenildi.

Böyle bir şeyi yapan akıl hastasının iki üniversite bitirmiş olması,olayın cehaletle alakalı olmadığının en büyük kanıtlarından biri sanırım. Demek ki iş, insanın okuyup okumamasından ziyade kalbinde ne kadar vicdan,iyilik,temizlik ve sevgi olduğuyla alakalıymış. Bireyin mayasında insanlık olmayınca bir canavara dönüşüp canlar alıyor ve bir hayatın yitirilmesine sebep oluyormuş.

Şüphelinin ifadesinin sonunda pişman olduğunu söyleyerek “Pişmanım böyle bir hatayı bir daha hiç yapmayacağım.” dediği belirtildi. Şüphelinin geçmişte 17 gün uyuşturucu kullandığı için bir hastanede tedavi gördüğü ayrıca 5 yıl psikolojik destek aldığı tespit edildi.

Yola çıkıp öldürecek birini beklemesinin ardından savunmasız olacağını düşünerek bir kadına saldırıp, bir daha yapmayacağım dediğinde salınacağını düşünebilmesi çok fazla şeyi özetliyor sanırım… Ayrıca 17 gün uyuşturucu kullanmış ve beş yıl boyunca psikolojik destek almış birisinin yalnız başına kılıçlarla dolu bir evde yaşaması çok büyük bir sorumsuzluk örneği değil de nedir?

Can Göktuğ Boz’un yaşadığı sitede oturan bir kişi, “Sürekli bağırıyordu, gece gündüz bağırıyordu. Son günlerde bağırışları sıklaşmıştı. Küfrediyordu, haykıra haykıra. Geçen gün kılıcı çocuklara göstermiş ve sallayarak ‘Öldüreceğim sizi’ demiş. Bu insanın hastanede olması gerekiyor, neden burada?” diye konuştu.

Çocuklara bile zarar verme ihtimali olan bu adamın adeta patlamaya hazır bir bomba gibi ortalıkta dolaştığını da buradan anlamış oluyoruz. Belki de bir gece vakti değil de gündüz bu öldürme isteğini hissetse çocuklara saldıracak ve aileleri yetişene kadar onlara zarar verecekti…

TeknoKültür ailesi olarak Başak Cengiz’e rahmet, ailesi,nişanlısı ve bu acıyı yüreğinde hisseden herkese teker teker baş sağlığı dileriz…

Deneyimlerini İfadelerle ve Yorumunla Paylaş
+1
0
+1
1
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

Back To Top